İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI VE İSMİN DEĞİŞTİRİLMESİ

İsim değişikliği özellikle günümüzde sıklıkla gündeme gelerek talep edilen ve yapılan bir işlemdir bu yüzden kişiler isim değişikliği yapabilme konusuna merak duymaktadır. Kişilerin isimleri doğumda aileleri tarafından belirlenmektedir. Fakat şartların değişmesi, kişinin kendini ismiyle özdeşleştirememesi kişinin farklı bir isimle tanınması, kimlikteki isminden farklı bir isim ile kendisine hitap edilmesi, konulan isimden rahatsızlık duyulması gibi sebeplerle kişiler isimlerini değiştirmek isteyebilirler. Hukukumuzda isim değişikliğine kanuni olarak imkân tanınmıştır.

 

 

Türk Medeni Kanunu Madde 27Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Adın değiştirilmesinden sonra adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilan olunur. Ad değişmekle kişisel durum değişmez. Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.”

 

Nüfus Hizmetleri Kanunu Madde 36/b-  uyarınca ” (Değişik: 19/10/2017-7039/9 md.) Haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir. Ad değişikliği hâlinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir.’’ Denilerek isim değişikliği mümkün kılınmıştır. ”

İsim değişikliği için haklı bir sebebin varlığı gerekmektedir. Hangi sebeplerin haklı olduğuna ise hâkim önündeki dosyaya göre karar vermektedir. Genel olarak haklı sayılan gerekçelere şu şekilde örnek verilebilir:

  1. Kişinin aile ve arkadaş çevresinde kimliğinde yazılandan farklı bir isimle anılması,
  2. Komik, sözlenişi zor ya da anlamsız bir isim olması,
  3. Örf ve adete aykırı anlamlar içermesi,
  4. Kişinin din ya da uyruk değiştirmesi,
  5. Aynı ismin birden fazla kişi tarafından kullanılması sonucu karışıklığa yol açması

İsim değişikliği davası her zaman için açılabilir, bir süre sınırlaması yoktur. Ancak isim değişikliği talebinde bulunan kişi, bu talebinin haklı bir sebebe dayandığını hukuken ispat etmelidir. Ayrıca kişinin bu yolla var olan isminin yanına isim ekletmesi veya iki veya daha fazla isimli olması halinde sildirmesi de mümkündür.

 

 

 

ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ

…… NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

Tarih:

DAVACI: ………………………………….

ADRES: ……………………………

VEKİLİ: Av. MEHMET KANGAL

Gazi Caddesi Belediye İş Merkezi Kat:5 Hazar Hukuk Bürosu MERKEZ/ELAZIĞ                                                       

DAVALI           : Nüfus Müdürlüğü

KONU: İsim değişikliği talebimizi içerir dilekçedir.

AÇIKLAMALAR :

1-) Nüfus kaydında müvekkilin adı “…..” olarak geçmektedir, ancak kimliğinde yazılı olan isim yalnızca kimliğinde geçmektedir. Müvekkilin çocukluğundan bu yana ailesi, akrabaları, arkadaşları ve bunun dışında kalan bütün sosyal çevresi tarafından ismi “…….” olarak bilinmektedir.

2-) Müvekkilin resmi kurumlarda yaptığı başvurular ve işlemler esnasında alışkın olmadığı ve kullanmadığı kimlik ismiyle kendisine hitap edilmekte olduğundan bir çok karışıklık yaşamakta ve bu konuda mağdur olmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında nüfusta görünen adın yetersiz olduğu, nüfusta geçen addan başka bir ad ile bilinip tanınmasının ad değiştirme talebi için yeterli sebep olarak görülmektedir. Yargıtay’ın 18. Dairesi’nin  18. Hukuk Dairesi  2014/18248 E.  ,  2015/7152 K. ”..4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi hükmüne göre adın ve soyadın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Somut olayda davacı, ailesi ve tüm çevresinde …..adı ile bilindiğini açıklamış, dinlenen tanıklarda davacıyı …..adı ile tanıdıklarını beyan etmiştir. Bu durumda davacının…adı ile tanındığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…” Ek’te sunulmuş olan Yargıtay kararında da belirtildiği üzere müvekkilin ailesi ve tüm çevresi tarafından ” …… ” ismiyle tanınmakta olduğundan dolayı kimlikte bulunan ” ….” isminin ” …..”  olarak değiştirilmesi gerekmektedir.

3-) Müvekkilin sosyal yaşamda bilinip tanındığı ismiyle tanınmış olmasından dolayı kimlikte bulunan isminin, kullanmak istediği isim olan “……..” olarak değiştirilmesi gerekmektedir.. Zira çevresindeki insanların müvekkili bu ismiyle tanımalarından dolayı müvekkile yönelik yapılan işlemlerde sorun yaşamaktadır. Örneğin müvekkile  yapılan EFT işlemlerinde karşı taraf işlemi “……” ismiyle yaptığı için banka kayıtlarında ‘’…….’’ isminin bulunması nedeniyle yapılan EFT iade edilmektedir. Bu talebimizin kabulü ile mahkemece isim değiştirme talebimi kabulüne  karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ NEDENLER : TMK, Nüfus Hizmetleri Kanunu, HMK ve ilgili mevzuatlar

Haklı nedenlerle isim değişikliğiyle ilgili kanun hükümleri:

Nüfus Hizmetleri Kanunu Madde 36/b-  uyarınca ” (Değişik: 19/10/2017-7039/9 md.) Haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir. Ad değişikliği hâlinde, nüfus müdürlüğü bu kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir.’’

Medeni Kanun Madde 27- ”Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur. Ad değişmekle kişisel durum değişmez. Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.’’

DELİLLER : Nüfus kayıt örneği, tanıklar ve her türlü hukuki delil

Tanıklar:

  1. Tanık:
  2. Tanık:
  3. Tanık:

NETİCE-İ TALEP :

Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle müvekkilin ” …… ” olan isminin ” ……….” olarak değiştirilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

DAVACI VEKİLİ

Av. Adem AYDIN

EK1: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2014/18248 E. 2015/7152 K. Sayılı kararı

EK2: Nüfus kayıt örneği

 

 

İLGİLİ YARGITAY KARARI

T.C. YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ E. 2014/18248 K. 2015/7152 T. 30.4.2015

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİ ( Kişinin 4721 S. M.K.’nun 27. Maddesi Uyarınca Haklı Nedenle İsminin Değiştirilmesini Talep Edebileceği – Tanıklar Tarafından Davacının Değiştirilmesini Talep Etmiş Olduğu İsimle Bilindiğinin Beyan Edilmiş Olması Karşısında Talebin Kabulünün Gerektiği )

İSİM DEĞİŞTİRİLMESİNDE HAKLI SEBEP ( Davacının Ailesi ve Tüm Çevresinde Bilinip Tanındığı İsminin Nüfus Kayıtlarına Geçirilmesi Talebinin Haklı Sebep Teşkil Edeceği – Mahkemece Tanık Beyanları Dikkate Alınmaksızın Davanın Reddi Yönünde Verilen Kararın Hatalı Olması )

4721/m. 27

ÖZET : 4721 Sayılı Türk Medeni Kanun’un 27. maddesi uyarınca adın ve soyadın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Tanık beyanları doğrultusunda davacının ailesi ve tüm çevresinde başka bir isimle tanındığı hususu sabit olmasına rağmen bu husus dikkate alınmayarak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

DAVA : Dava dilekçesinde, davacının adının Leyla, 1965 olan doğum yılının 1977 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, 1965 olan doğum yılının 1977 olarak düzeltilmesini ve çevresinde Leyla ismi ile tanınması nedeni ile de nüfus kaydında Halime olarak geçen adının Leyla olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi hükmüne göre adın ve soyadın düzeltilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Somut olayda davacı, ailesi ve tüm çevresinde Leyla adı ile bilindiğini açıklamış, dinlenen tanıklar da davacıyı Leyla adı ile tanıdıklarını beyan etmiştir. Bu durumda davacının Leyla adı ile tanındığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Adem AYDIN

 

 

Diğer Yazılarımıza Ulaşmak İçin Tıklayınız>>> https://hazarhukuk.com.tr/faydali-bilgiler/

Daha Detaylı Bilgi Almak İçin Bize Ulaşın — Telefon: ( 0424 236 66 80 – 0530 349 38 49 – 0531 612 03 95 )E-mail: hazarhukukaw@gmail.com

Phone icon
Telefon
İletişim
WhatsApp icon
WhatsApp