BOŞANMA DAVASI ve ÖZEL BOŞANMA SEBEPLERİ NELERDİR

Boşanma nedenleri Türk Medeni Kanunu ile özel ve genel boşanma nedenleri olarak belirlenmiştir. Özel boşanma sebepleri; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığıdır.

BOŞANMA DAVASI NEDİR?

 Boşanma davası, çiftlerin boşanma konusundaki kararlarını mahkemeye taşımaları ve mahkemeden boşanmalarına karar verilmesini talep ettikleri davadır. Türk Hukukunda eşlerin resmi olarak ayrılmaları için aile mahkemelerine boşanma davası açarak taleplerini beyan etmeleri gerekmektedir. Kural olarak boşanmak isteyen eşler açabilir. Ancak istisnai olarak bazı durumlarda yasal temsilcileri de boşanma davasını açabilmektedir.

BOŞANMA SEBEPLERİ NELERDİR?

Genel boşanma sebepleri: Geçimsizlik, eşler arasında uyuşmazlığı nedeniyle tartışma, hakaret, şiddet, güven sarsıcı davranışlar, evlilik yükümlülüklerini yerine getirmeme gibi sınırsız sayıda neden genel boşanma nedenleri olarak kabul edilir.

Özel boşanma sebepleri: Kanunda sınırlı sayıda sayılmış olan özel boşanma sebeplerine dayanan boşanma davaları şunlardır: Zina (aldatma) nedeniyle boşanma davası (TMK m. 161) , Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış nedenleri ile boşanma davası (TMK m. 162), Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme sebepleri ile boşanma davası (TMK m. 163), Terk Sebebiyle boşanma davası (TMK m. 164), Akıl Hastalığı sebebiyle boşanma davası (TMK m. 165).

ALDATMA/ZİNA NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Aldatma (zina) nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin evlilik birliği sürerken diğer eşi aldatması sebebiyle Medeni Kanun m.161 gereği aile mahkemesinde açılan ve özel yargılama usullerine tabi bir dava türüdür. Zina eyleminde mutlaka cinsel ilişkiye girme şartı bulunmaktadır. Kişinin eşinden gizli olarak bir başkasıyla mesajlaşması, sohbet etmesi ya da samimi tavırlarda bulunması zina eylemini değil, güven kırıcı ya da sadakatsiz davranışlarda bulunduğunu göstermektedir. Bu davranışlar ancak başka delillerle desteklenirse zina fiili ispatlanmış olabilecektir. Bu sebeple eylemler arasındaki farkı iyi bilmek ve kanunda belirtilen boşanma sebeplerinden hangisi ile dava açılması gerektiğini iyi ayırt etmek gerekmektedir.

Davanın lehe sonuçlanması ve boşanmaya karar verilebilmesi için , dosyaya sunulan delillerin boşanma davasında delil niteliği taşıması ve karşı tarafın kusurunu ispatlaması gerekmektedir.Zina hukuksal nedenine bağlı olarak açılmış olan boşanma davalarında ispat unsuru olarak genellikle; Telefon kayıtları ve mesajları,Whatsapp görüşmeleri, Facebook mesajları, E mail kayıtları, Fotoğraf , video ve ses kayıtları , Otel kayıtları , Mektuplar ve Tanık beyanları kullanılmaktadır.Zina nedeniyle açılan boşanma davalarında , malların paylaşımı konusunda da ayrı bir hukuki detay söz konusu olup ,zina yapan eş için mal rejimi tasfiyesinde normalde hakkı olan payının azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilmektedir. Mal paylaşımındaki bu hakkın azaltılması ya da tamamen kaldırılması durumu kesin bir kural olmayıp, hakimin takdirine bağlı bir durumdur.

TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Türk Medeni Kanunu madde 164’e göre eşlerden biri, evliliğin birliğinden doğan yükümlülüklerden herhangi birini yerine getirmemek maksadı ile evi terk ederse veya haklı bir sebebi olmadan ortak konuta dönmez ise , diğer eş terk nedenine dayanarak boşanma davası açabilmektedir.Terk, bir eşin ortak konuttan ayrılması veya bir eşin diğer eşi ortak konuttan uzaklaştırması olarak tanımlanabilir. Nitekim uygulamada eşini evinden kovan eş terk etmiş sayılmaktadır. Bu nedenle terk tanımını dar yorumlamamak gerekir. Eşi tarafından evden kovulan ve dönülmesine müsade edilmeyen yada evin kilidi degiştirildiği için ortak konuta giremeyen eş de terk nedeniyle boşanma davası açabilecektir.

Terke dayalı boşanma davaları uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu boşanma davası belirli şekil şartlarına bağlanmış olup, özel bir yargılama usulüne tabidir. Ancak belirli şartların gerçekleşmesi neticesinde bu sebebe dayalı olarak eşlerin boşanmalarına karar verilebilecektir. Kanunda belirlenen bu şartları şu şekilde sıralayabiliriz;  Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi amacıyla terk olgusu gerçekleşmiş olmalıdır, Terk süresinin en az 6 ay sürmesi gerekmektedir, Eve dönmesi için ihtar gönderilmiş olması gerekmektedir, İhtarın haklı ve geçerli olması gerekmektedir. Konutun Uygun Olması Gerekmektedir.

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 165. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde şu şekildedir; “eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.” Akıl hastalığı sebebiyle boşanma, özel ve nispi bir boşanma nedenidir. Bu sebeple akıl hastalığı sebebiyle boşanma için, akıl hastalığının varlığı ile bunun ortak hayatı çekilmez hale getirdiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Eşte meydana gelen akıl hastalığının evlilik birliği içerisinde gerçekleşmesi bu dava için zorunluluktur. Zira evlilik birliğinin öncesinde başlamış olan akıl hastalığı, evlenme engelleri arasında sayıldığından ,zaten bu kapsamda kişinin yapmış olduğu evlilik kanunen geçersizdir. Bu sebeple akıl hastalığının, evlenmeden önce bulunması durumunda, akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası değil; mutlak butlan davasının açılması gerekir.

SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Türk Medeni Kanunu 163. maddesi ile hüküm altına alınmıştır. Buna göre: “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.” Eğer evlilik devam ederken eşlerden birisi küçük düşürücü bir suç işlerse, haysiyetsiz bir davranış sergiler ve böyle bir hayat sürerse , diğer eş tarafından bu sebeplere dayanılarak boşanma davası açılabilmektedir. Suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için , eşin diğer eşe yönelik bir suç işleme şartı değil, genel anlamda işlenen küçük düşürücü bir suçun bulunması gerekmektedir.

HAYATA KAST PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ NEDENİYLE BOŞANMA

Özel boşanma nedenleri arasında yer alan hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun162. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kast edilmesi veya kendisine pek fena muamelede bulunulması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranış sergilenmesi sebebiyle boşanma davası açabilmektedir. Hayata kast nedeniyle açılan boşanma davaları hakimin takdirine bırakılmış davalardan olmayıp, mutlak boşanma nedenlerindendir. Hayata kastedildiği ispatlandığı takdirde hakim, evliliğin sürdürülebilir ya da sürdürülemez olduğuna bakmadan çiftlerin boşanmasına karar vermelidir.

 

Avukat Adem AYDIN

 

Detaylı Bilgiye Ulaşmak İçin Tıklayınız>>> https://hazarhukuk.com.tr//faydali-bilgiler/

Daha Detaylı Bilgi Almak İçin Bize Ulaşın —

Telefon: ( 0424 236 66 80 – 0530 349 38 49 – 0531 612 03 95 )

E-mail: hazarhukuklaw@gmail.com

Phone icon
Telefon
İletişim
WhatsApp icon
WhatsApp