ESTETİK AMELİYATLARDA HUKUKİ HAKLARINIZ
Estetik Ameliyatların Hukuki Niteliği:
Tıpta genel kural doktorun şifa sözü vermemesi (vekalet sözleşmesi) iken, estetik müdahalelerde durum farklıdır; Yargıtay, hekim ile hasta arasındaki bu ilişkiyi doktorun belli bir sonucu taahhüt ettiği bir ‘Eser Sözleşmesi’ olarak kabul eder. Peki, bu ayrım mağdur olan bir hasta için ne anlama gelir? Bunu çok kısa iki maddeyle özetleyebiliriz:
Normal Tedavi – Vekalet Sözleşmesi: Hekim sadece “süreci ve çabayı” taahhüt eder, sonucu garanti etmez.
Estetik Ameliyat – Eser Sözleşmesi: Estetik cerrah, hastaya başlangıçta taahhüt ettiği, üzerinde anlaşılan “görsel sonucu” (eseri) eksiksiz ve kusursuz bir şekilde sunmakla yükümlüdür.
Özetlemek gerekirse, estetik ameliyatlarda doktorun sorumluluğu sadece ameliyatı yapmakla bitmez; üzerinde anlaşılan sonucu hastaya teslim etme yükümlülüğü bulunur.
Peki Her Kötü Sonuçlanan Ameliyat Bir Hak İhlali Midir?
Komplikasyon (İzin Verilen Risk): Tıbbın gereklerine tamamıyla uyulsa dahi ameliyatın doğası gereği ortaya çıkabilecek, önlenemeyen risklerdir. Örneğin; ameliyat sonrası hafif asimetri veya her cerrahi müdahalede olabilecek morluk/ödem gibi. Bu durumlarda hekim sorumlu tutulamaz.
Malpraktis (Hekim Hatası): Hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği, dikkatsizliği veya özen yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Örneğin; burun ameliyatında hastanın nefes yolunun tamamen kapanması, burun ucunun yamuk olması, veya hijyen eksikliğinden kaynaklanan enfeksiyonlar vs.. gibi durumlar. İşte yazımızın asıl konusu: Bu durumda hekimin hukuki sorumluluğu doğar.
Değinmemiz gereken bir diğer husus Aydınlatılmış Onam Formu; diğer adıyla Hasta Onam Formu:
” Hekimin hastaya uygulanacak tıbbi müdahalenin amacını, risklerini, yan etkilerini ve alternatif tedavi seçeneklerini onun anlayabileceği bir dille anlatarak özgür iradesiyle onayını alması sürecidir. Bu bilgilendirmenin yapıldığını ve hastanın rıza gösterdiğini kanıtlayan resmi belgeye ise Aydınlatılmış Onam Formu denir.”
Aydınlatılmış Onam” Formları Hekimi Sorumluluktan Kurtarır mı?
Hastanın ameliyattan önce imzaladığı form yalnızca “komplikasyonları” (olası riskleri) kabul ettiğini gösterir. Hiç kimse kendi üzerinde “tıbbi hata/kusur” işlenmesine önceden izin veremez. Yani onam formu yalnızca riskleri kabul ettirir; hatayı değil.
Yine hekim, riskleri hastaya ameliyattan hemen önce, alelacele imzalatarak geçiştiremez. Hastanın anlayacağı dille, düşünmesine fırsat tanıyacak bir sürede bilgi verilmiş olmalıdır. Aksi takdirde onam geçersiz sayılır.
Peki bu durumda talep edebileceğimiz tazminat kalemlerimiz nelerdir?
Hatalı Estetik Sonrası Talep Edilebilecek Tazminatlar:
Estetik ameliyatın başarısız veya kusurlu olması durumunda hasta, uğradığı zararların tazminini talep edebilir. Bu zararlar hukukumuzda iki grupta incelenir:
Maddi Tazminatlar: Hatalı operasyon yüzünden hastanın cebinden çıkan veya çıkacak olan tüm paraları ve uğradığı gelir kayıplarını kapsar. Mahkemeden şunlar talep edilebilir:
– Başarısız olan ameliyatın bedelini,
– Revizyon ( düzeltme) ameliyatının masrafları,
– Kazanç kaybı,
– Çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar,
– Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar.
Manevi Tazminatlar: Estetik ameliyatların temel amacı kişinin dış görünüşünü güzelleştirmek ve psikolojisini düzeltmektir. Operasyonun başarısız geçmesi ise tam tersine, kişide ağır bir ruhsal çöküntü yaratır. Hukukumuzda manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir. Ancak kişinin yaşadığı elem ve üzüntüyü bir nebze de olsa azaltması amacıyla mahkeme; doktorun kusur oranına ve tarafların sosyal – ekonomik durumuna göre hakkaniyete uygun, tatmin edici bir meblağa hükmeder.
Açılacak Davada Delil Olarak Neler Sunulabilir?
Estetik ameliyat davalarında (eser sözleşmesinde), taahhüt edilen sonucun gerçekleşmediğini ya da tıbbi bir hata yapıldığını ispat etmek hastanın sorumluluğundadır. Mahkemeyi tatmin edebilecek hususlara birkaç örnek verelim:
– Acil servis kayıtları ve darp raporu,
– Adli muayene raporu ve savcılık soruşturma evrakı,
– Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü hastane raporları,
– Operasyon, ilaç, pansuman ve kontrol faturaları,
– Plastik cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen tedavi planı,
– Olay sonrası ve iyileşme sürecinde çekilmiş fotoğraflar,
– Varsa psikolojik destek ve terapi kayıtları,
– Çalışılamayan döneme ilişkin işyeri ve gelir belgeleri.
Sonuç olarak; malpraktis ve eser sözleşmesi davaları yüksek hukuki ve teknik uzmanlık gerektirir. Hak kaybına uğramamak ve tazminat sürecini doğru yönetebilmek için mutlaka bir avukattan profesyonel destek almalısınız.
Yasal Uyarı: Bu içerik; tıbbi bir tanı, teşhis, tespit veya tedavi tavsiyesi niteliğinde değildir.
Stj. Av. Melisa YAĞIZ







